halis

تَمَّ جَلْبُ زَيْتِ الزَّيْتُونِ الْخَالِصِ هَذَا مِنْ مِنْطَقَةِ إِيجَه.

Bu halis zeytinyağı, Ege bölgesinden getirilmiştir.

أَنَا مُرْتَبِطٌ بِكَ بِحُبٍّ نَقِيٍّ.

Halis bir sevgiyle sana bağlıyım.

مِنَ الصَّعْبِ العُثُورُ عَلَى ذَهَبٍ صَافِي.

Halis bir altın bulmak zordur.

Eşdizimler