halk bilimci

قَامَ بَاحِثٌ مَشْهُورٌ فِي الْفُولْكْلُورِ بِزِيَارَةِ الْقُرَى لِجَمْعِ الْحِكَايَاتِ الْإِقْلِيمِيَّةِ.

Ünlü bir halk bilimci, yöresel masalları derlemek için köyleri gezdi.

يَبْحَثُ عَالِمُ الْفُولْكْلُورِ فِي أُصُولِ الرَّقَصَاتِ الشَّعْبِيَّةِ.

Halk bilimci, halk oyunlarının kökenlerini araştırıyor.

بِصِفَتِي مُخْتَصًّا فِي الفُولْكلُورِ، أَقُومُ بِدِرَاسَةِ الحِرَفِ اليَدَوِيَّةِ التَّقْلِيدِيَّةِ.

Halk bilimci olarak, geleneksel el sanatlarını inceliyorum.

İlişkili Kelimeler