halka

انْكَسَرَتِ الْحَلْقَةُ فِي سِلْسِلَةِ مَفَاتِيحَ، لِذَلِكَ سَقَطَتْ مَفَاتِيحِي.

Anahtarlığımdaki halka kırıldı, bu yüzden anahtarlarım düştü.

دَائِرَة — دَوَائِر

تَشَكَّلَتْ دَوَائِرُ فِي الْمَاءِ عِنْدَمَا رَمَيْتُ حَجَرًا.

Suya taş attığımda suda halkalar oluştu.

كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ بِالْأَطْوَاقِ فِي الْمَلْعَبِ.

Oyun parkında çocuklar halkalarla oynuyorlardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler