نَذْهَبُ إِلَى دَارِ الشَّعْبِ لِحُضُورِ الدَّرْسِ.
Derse katılmak için halkevine gidiyoruz.
نَذْهَبُ إِلَى دَارِ الشَّعْبِ لِحُضُورِ الدَّرْسِ.
Derse katılmak için halkevine gidiyoruz.
يَتِمُّ تَنْظِيمُ دَوْرَاتٍ وَأَنْشِطَةٍ مُخْتَلِفَةٍ فِي الْمَرْكَزِ الثَّقَافِيِّ الشَّعْبِيِّ.
Halkevinde çeşitli kurslar ve etkinlikler düzenleniyor.
بَيْتُ الشَّعْبِ هُوَ مَكَانٌ يَجْتَمِعُ فِيهِ النَّاسُ وَيَتَوَاصَلُونَ اجْتِمَاعِيًّا.
Halkevi, halkın bir araya gelip sosyalleştiği bir mekândır.