hamletmek

لَيْسَ مِنَ الصَّحِيحِ أَنْ تَعْزُوَ الْفَشَلَ إِلَى الْحَظِّ تَمَامًا، فَالْجُهْدُ مُهِمٌّ أَيْضًا.

Başarısızlığı tamamen şansa hamletmek doğru değil, çaba da önemli.

تَفْسِيرُ سُلُوكِيَّاتِهِ عَلَى أَنَّهَا تَعَبٌ لَيْسَ كَافِيًا لِفَهْمِ الْوَضْعِ.

Davranışlarını yorgunluğuna hamletmek, durumu anlamak için yeterli değil.

حَمَلَ الْأَبُ كَلَامَ ابْنِهِ عَلَى مَحْمَلِ الْمَزْحِ.

Baba oğlunun sözünü şaka olarak hamletti.

İlişkili Kelimeler