يَجِبُ أَنْ نُفَضِّلَ تَنَاوُلَ شَيْءٍ صِحِّيٍّ عَلَى تَنَاوُلِ الْمُعَجَّنَاتِ فِي وَجْبَةِ الْإِفْطَارِ.
Kahvaltıda hamur işi yemek yerine sağlıklı bir şeyler tercih etmeliyiz.
يَجِبُ أَنْ نُفَضِّلَ تَنَاوُلَ شَيْءٍ صِحِّيٍّ عَلَى تَنَاوُلِ الْمُعَجَّنَاتِ فِي وَجْبَةِ الْإِفْطَارِ.
Kahvaltıda hamur işi yemek yerine sağlıklı bir şeyler tercih etmeliyiz.
انْتَشَرَتْ رَائِحَةُ الْمَخْبُوزَاتِ الطَّازَجَةِ مِنَ الْفُرْنِ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْحَيِّ.
Fırından yeni çıkmış hamur işi kokusu bütün mahalleyi sardı.