تَدَمَّرَ المَنْزِلُ القَدِيمُ بِمُرُورِ السِّنِينَ.
Eski ev, yıllar içinde harap oldu.
تَدَمَّرَ المَنْزِلُ القَدِيمُ بِمُرُورِ السِّنِينَ.
Eski ev, yıllar içinde harap oldu.
تَخَرَّبَتِ المُدُنُ فِي الحَرْبِ.
Savaşta şehirler harap oldu.
تَلِفَ كُلُّ شَيْءٍ بَعْدَ الفَيَضَانِ.
Selden sonra her şey harap oldu.
تَهَدَّمَ، هَارَ