harekât

بَدَأَتِ الْعَمَلِيَّةُ الْعَسْكَرِيَّةُ بِهَدَفِ ضَمَانِ الْأَمْنِ فِي الْمِنْطَقَةِ وَانْتَهَتْ بِنَجَاحٍ.

Askeri harekât, bölgedeki güvenliği sağlamak amacıyla başlatıldı ve başarıyla sonuçlandı.

كَانَتِ الْمُنَاوَرَةُ الَّتِي قَامَ بِهَا الْجَيْشُ عِبَارَةً عَنْ مُنَاوَرَةٍ مُخَطَّطَةٍ لِتَشْتِيتِ انْتِبَاهِ الْعَدُوِّ.

Ordunun yaptığı harekât, düşmanın dikkatini dağıtmak için planlanmış bir manevraydı.

بَدَأَ تَحَرُّكُ الشُّرْطَةِ فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ لِلْقَبْضِ عَلَى مُهَرِّبِي الْمُخَدِّرَاتِ.

Polis harekâtı, uyuşturucu kaçakçılarını yakalamak için gece yarısı başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler