harekete geçirmek (veya getirmek)

المَشْرُوعُ الجَدِيدُ حَرَّكَ الشَّرِكَةَ بِأَكْمَلِهَا وَالجَمِيعُ مُتَحَمِّسُونَ لِلْغَايَةِ.

Yeni proje, tüm şirketi harekete geçirdi ve herkes çok heyecanlı.

كَانَتِ الْمُحَاضَرَةُ التَّحْفِيزِيَّةُ طَرِيقَةً رَائِعَةً لِتَنْشِيطِ الْمُوَظَّفِينَ.

Motivasyon konuşması, çalışanları harekete geçirmek için harika bir yoldu.

أَثَارَ هَذَا الحَدَثُ نِقَاشًا كَبِيرًا فِي المُجْتَمَعِ.

Bu olay, toplumda büyük bir tartışmayı harekete geçirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler