تُرِيدُ الْحُكُومَةُ تَنْشِيطَ الِاقْتِصَادِ بِسِيَاسَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Hükümet, yeni politikalarla ekonomiyi hareketlendirmek istiyor.
تُرِيدُ الْحُكُومَةُ تَنْشِيطَ الِاقْتِصَادِ بِسِيَاسَاتٍ جَدِيدَةٍ.
Hükümet, yeni politikalarla ekonomiyi hareketlendirmek istiyor.
تَمَّ تَصْمِيمُ هَذِهِ الْحَمْلَةِ لِتَحْرِيكِ السُّوقِ.
Bu kampanya, piyasayı hareketlendirmek için tasarlandı.
سَتُنْعِشُ الِاسْتِثْمَارَاتُ الْجَدِيدَةُ السِّيَاحَةَ.
Yeni yatırımlar, turizmi hareketlendirecek.