harlamak

اشْتَعَلَتِ النَّارُ فَجْأَةً وَبَدَأَتْ فِي تَدْفِئَةِ الْمِنْطَقَةِ الْمُحِيطَةِ.

Ateş birden harladı ve etrafı ısıtmaya başladı.

تَأَجَّجَتِ النِّيرَانُ بِفِعْلِ الرِّيَاحِ.

Rüzgarın etkisiyle alevler daha da harladı.

İlişkili Kelimeler