كَانَ جَمْعُ السَّنَابِلِ الْمُتَبَقِّيَةِ فِي الْحُقُولِ بَعْدَ نِهَايَةِ الدَّرْسِ مَصْدَرَ رِزْقٍ هَامٍّ لِلْفُقَرَاءِ.
Harman sonu tarlalarda kalan başakları toplamak, yoksullar için önemli bir geçim kaynağıydı.
كَانَ جَمْعُ السَّنَابِلِ الْمُتَبَقِّيَةِ فِي الْحُقُولِ بَعْدَ نِهَايَةِ الدَّرْسِ مَصْدَرَ رِزْقٍ هَامٍّ لِلْفُقَرَاءِ.
Harman sonu tarlalarda kalan başakları toplamak, yoksullar için önemli bir geçim kaynağıydı.
عِنْدَمَا تَأْتِي نِهَايَةُ مَوْسِمِ الْحَصَادِ، يَجْتَمِعُ الْقَرَوِيُّونَ وَيُنَظِّمُونَ احْتِفَالَاتٍ.
Harman sonu geldiğinde, köylüler bir araya gelip şenlikler düzenlerdi.