harmanlamak

حَصَلْنَا عَلَى نَكْهَةٍ جَدِيدَةٍ عَنْ طَرِيقِ خَلْطِ أَنْوَاعٍ مُخْتَلِفَةٍ مِنَ الشَّايِ.

Farklı çay türlerini harmanlayarak yeni bir lezzet elde ettik.

حَصَلَ الْمُنْتِجُ عَلَى مُنْتَجٍ عَالِي الْجَوْدَةِ عَنْ طَرِيقِ مَزْجِ أَنْوَاعِ التَّبْغِ.

Üretici, tütünleri harmanlayarak daha kaliteli bir ürün elde etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler