hasırlamak

عَمِلَ الْحِرَفِيُّونَ لِعِدَّةِ أَيَّامٍ لِتَبْطِينِ الْغُرْفَةِ مِنَ الْبِدَايَةِ إِلَى النِّهَايَةِ بِالْحَصِيرِ.

Ustalar, odayı baştan aşağı hasırlamak için günlerce çalıştılar.

قَامَ الْقَرَوِيُّونَ بِتَغْطِيَةِ أَكْوَاخِهِمْ بِالْحَصِيرِ لِحِمَايَتِهَا مِنَ الْبَرْدِ.

Köylüler, kulübelerini soğuktan korumak için hasırladılar.

İlişkili Kelimeler