بَقِيَ الْمَبْنَى صَامِدًا بِدُونِ أَضْرَارٍ بَعْدَ الزِّلْزَالِ.
Depremden sonra bina hasarsız bir şekilde ayakta kaldı.
بَقِيَ الْمَبْنَى صَامِدًا بِدُونِ أَضْرَارٍ بَعْدَ الزِّلْزَالِ.
Depremden sonra bina hasarsız bir şekilde ayakta kaldı.
وَصَلَتِ الشَّحْنَةُ إِلَى الْمُسْتَلِمِ سَلِيمَةً.
Kargo, hasarsız bir şekilde alıcıya ulaştı.
بَقِيَتْ بَعْضُ الْمَنَازِلِ غَيْرَ مُتَضَرِّرَةٍ بَعْدَ الْفَيَضَانِ.
Selden sonra bazı evler hasarsız kaldı.