hasbihâl

أَجْرَيْنَا دَرْدَشَةً طَوِيلَةً مَعَ أَصْدِقَائِنَا، كَانَ ذَلِكَ مُمْتِعًا لِلْغَايَةِ.

Arkadaşlarımızla uzun bir hasbihâl ettik, çok keyifliydi.

كَانَ مِنَ الرَّائِعِ إِجْرَاءُ مُحَادَثَةٍ وُدِّيَّةٍ مَعَ عَائِلَتِنَا بَعْدَ الْعَشَاءِ.

Akşam yemeğinden sonra ailemizle hasbihâl etmek çok güzeldi.

أَجْرَيْنَا حَدِيثًا مُمْتِعًا مَعَ الْأَشْخَاصِ الَّذِينَ الْتَقَيْنَا بِهِمْ أَثْنَاءَ الرِّحْلَةِ.

Yolculuk sırasında tanıştığımız insanlarla hasbihâl ettik.

İlişkili Kelimeler