يَكُونُ الْأَطْفَالُ حَسَّاسِينَ جِدّاً، خَاصَّةً فِي هَذِهِ الْأَعْمَارِ.
Çocuklar, özellikle bu yaşlarda çok hassas olurlar.
يَكُونُ الْأَطْفَالُ حَسَّاسِينَ جِدّاً، خَاصَّةً فِي هَذِهِ الْأَعْمَارِ.
Çocuklar, özellikle bu yaşlarda çok hassas olurlar.
إِنَّهُ حَسَّاسٌ لِلْغَايَةِ، حَتَّى أَنَّهُ يَحْزَنُ عَلَى الْفَوْرِ عِنْدَ أَدْنَى انْتِقَادٍ.
O kadar hassas ki, en ufak bir eleştiride bile hemen üzülüyor.
عَادَةً مَا يَكُونُ الْفَنَّانُونَ أَكْثَرَ حَسَاسِيَةً مِنْ غَيْرِهِمْ مِنَ النَّاسِ.
Sanatçılar genellikle diğer insanlara göre daha hassas olurlar.