hattat

كَتَبَ الْخَطَّاطُ الشَّهِيرُ كِتَابَاتٍ جَمِيلَةً جِدًّا عَلَى جُدْرَانِ الْمَسْجِدِ.

Ünlü hattat, caminin duvarlarına çok güzel yazılar yazdı.

يَجِبُ الْحُصُولُ عَلَى تَدْرِيبٍ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ لِتُصْبِحَ فَنَّانًا فِي الْخَطِّ.

Hattat olmak için uzun yıllar eğitim almak gerekir.

نَاسِخ — نُسَّاخ

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْخَطَّاطُونَ يَكْتُبُونَ الْكُتُبَ يَدَوِيًّا.

Eski zamanlarda hattatlar, kitapları elle yazarlardı.

İlişkili Kelimeler