ذَهَبْتُ إِلَى مَحَطَّةِ الْوَقُودِ لِنَفْخِ الْهَوَاءِ فِي الْإِطَارَاتِ.
Lastiklere hava basmak için benzin istasyonuna gittim.
ذَهَبْتُ إِلَى مَحَطَّةِ الْوَقُودِ لِنَفْخِ الْهَوَاءِ فِي الْإِطَارَاتِ.
Lastiklere hava basmak için benzin istasyonuna gittim.
كَانَ يَتَفَاخَرُ بِثَرْوَتِهِ أَمَامَ الْجَمِيعِ.
Zenginliğiyle herkese hava basıyordu.
بَدَأَ يَتَكَبَّرُ كَثِيراً بِمَنْصِبِهِ الْجَدِيدِ.
Yeni pozisyonuyla çok hava basmaya başladı.