hayalî

الْأَحْدَاثُ فِي هَذِهِ الرِّوَايَةِ خَيَالِيَّةٌ تَمَامًا وَلَا عَلَاقَةَ لَهَا بِالْوَاقِعِ.

Bu romandaki olaylar tamamen hayalî ve gerçekle hiçbir ilgisi yok.

قَدْ يَكُونُ تَكْوِينُ صَدَاقَةٍ وَهْمِيَّةٍ حَلًّا مُؤَقَّتًا لِلْأَطْفَالِ الَّذِينَ يُعَانُونَ مِنَ الْوَحْدَةِ.

Hayalî bir arkadaş edinmek, yalnızlık çeken çocuklar için geçici bir çözüm olabilir.

أَجْرَتِ الشَّرِكَةُ تَحْلِيلَاتٍ لِلْمَخَاطِرِ بِنَاءً عَلَى سِينَارْيُو افْتِرَاضِيٍّ.

Şirket, hayalî bir senaryo üzerinden risk analizleri yaptı.