حُلْم — أَحْلَام
كَانَ حُلْمِي الْأَكْبَرُ عِنْدَمَا كُنْتُ طِفْلًا أَنْ أُصْبِحَ رَائِدَ فَضَاءٍ وَعَمِلْتُ بِجِدٍّ.
Çocukken en büyük hayalim astronot olmaktı ve çok çalıştım.
كَانَ حُلْمِي الْأَكْبَرُ عِنْدَمَا كُنْتُ طِفْلًا أَنْ أُصْبِحَ رَائِدَ فَضَاءٍ وَعَمِلْتُ بِجِدٍّ.
Çocukken en büyük hayalim astronot olmaktı ve çok çalıştım.
خَيَالُ الْكَاتِبِ وَاسِعٌ جِدًّا، لِذٰلِكَ كُتُبُهُ آسِرَةٌ جِدًّا.
Yazarın hayal gücü çok geniş, bu yüzden kitapları çok sürükleyici.
لَيْسَ لَدَيَّ أَيُّ تَصَوُّرٍ عَنِ الْمُسْتَقْبَلِ بَعْدَ هَذِهِ الْأَزْمَةِ.
Bu krizden sonra geleceğe dair hiçbir hayalim yok.
Ayrıca: وَهْم