hayal kurmak

حَلَمَتْ أُخْتِي بِرِحْلَةٍ حَوْلَ العَالَمِ.

Kız kardeşim dünya turu hayali kurdu.

الْأَطْفَالُ يَتَخَيَّلُونَ عَوَالِمَ مُخْتَلِفَةً أَثْنَاءَ اللَّعِبِ، إِنَّهُمْ مُبْدِعُونَ جِدّاً.

Çocuklar, oyun oynarken farklı dünyalar hayal kuruyorlar, çok yaratıcılar.

أَتَصَوَّرُ اسْتِكْشَافَ أَمَاكِنَ جَدِيدَةٍ أَثْنَاءَ السَّفَرِ، أُرِيدُ ذَلِكَ كَثِيراً.

Seyahat ederken yeni yerler keşfetmeyi hayal kuruyorum, çok istiyorum.

İlişkili Kelimeler