hayal

حُلْم — أَحْلَام

كَانَ حُلْمِي الْأَكْبَرُ عِنْدَمَا كُنْتُ طِفْلًا أَنْ أُصْبِحَ رَائِدَ فَضَاءٍ وَعَمِلْتُ بِجِدٍّ.

Çocukken en büyük hayalim astronot olmaktı ve çok çalıştım.

خَيَال — أَخْيِلَة

خَيَالُ الْكَاتِبِ وَاسِعٌ جِدًّا، لِذٰلِكَ كُتُبُهُ آسِرَةٌ جِدًّا.

Yazarın hayal gücü çok geniş, bu yüzden kitapları çok sürükleyici.

كَانَ تَصَوُّرِي لِلْمَشْرُوعِ مُخْتَلِفًا عَنِ الْوَاقِعِ.

Projeye dair kafamdaki hayal gerçekte olandan farklıydı.

Ayrıca: وَهْم

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler