hayat vermek

أَحْيَا الْمَطَرُ الْأَرَاضِيَ الْقَاحِلَةَ.

Yağmur, kurak topraklara hayat verdi.

أَنْعَشَ الْمَشْرُوعُ الْجَدِيدُ الشَّرِكَةَ.

Yeni proje şirkete hayat verdi.

جَدَّدَ الْفَنَّانُ الْأَعْمَالَ الْقَدِيمَةَ.

Sanatçı, eski eserlere hayat verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler