hayata geçirmek

بَدَأْنَا الْعَمَلَ لِتَنْفِيذِ الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ فِي أَقْرَبِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ.

Yeni projeyi en kısa sürede hayata geçirmek için çalışmalara başladık.

سَنَبْذُلُ قُصَارَى جُهْدِنَا لِتَطْبِيقِ هَذِهِ الْخُطَّةِ، نَحْنُ مُتَفَائِلُونَ جِدّاً.

Bu planı hayata geçirmek için elimizden geleni yapacağız, çok umutluyuz.

نُرِيدُ إِحْيَاءَ هَذَا التَّقْلِيدِ الْقَدِيمِ مَرَّةً أُخْرَى، إِنَّهُ ذُو قِيمَةٍ كَبِيرَةٍ.

Bu eski geleneği yeniden hayata geçirmek istiyoruz, çok değerli.

İlişkili Kelimeler