صَرَخَ الرَّجُلُ بِغَضَبٍ وَضَرَبَ قَبْضَتَهُ عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Adam öfkeyle haykırdı ve yumruğunu masaya vurdu.
صَرَخَ الرَّجُلُ بِغَضَبٍ وَضَرَبَ قَبْضَتَهُ عَلَى الطَّاوِلَةِ.
Adam öfkeyle haykırdı ve yumruğunu masaya vurdu.
عِنْدَمَا ضَاعَ الطِّفْلُ، نَادَتْ وَالِدَتُهُ اسْمَهُ بِصَوْتٍ عَالٍ.
Çocuk kaybolunca annesi adını haykırdı.