كَانَ مَعْرُوفًا بِأَنَّهُ مُتَشَرِّدٌ يَعِيشُ فِي الشَّوَارِعِ.
O, sokaklarda yaşayan bir hayta olarak bilinirdi.
كَانَ مَعْرُوفًا بِأَنَّهُ مُتَشَرِّدٌ يَعِيشُ فِي الشَّوَارِعِ.
O, sokaklarda yaşayan bir hayta olarak bilinirdi.
غَالِبًا مَا يَعِيشُ الْأَطْفَالُ الضَّائِعُونَ بَعِيدًا عَنْ عَائِلَاتِهِمْ.
Hayta çocuklar genellikle ailelerinden uzakta yaşarlar.
يَجِبُ عَلَى الْمُجْتَمَعِ أَنْ يَمُدَّ يَدَ الْعَوْنِ لِلشَّبَابِ الْمُهْمَلِ.
Toplum, hayta gençlere yardım eli uzatmalıdır.