hazırlanmak

تَسْتَعِدُّ أُخْتِي هَذَا الْمَسَاءَ فِي غُرْفَتِهَا لِامْتِحَانِ الْغَدِ فِي الْمَدْرَسَةِ.

Kız kardeşim bu akşam odasında yarınki okul sınavına hazırlanıyor.

تَأَهَّبَ الْجَيْشُ لِمُوَاجَهَةِ أَيِّ تَهْدِيدٍ مُحْتَمَلٍ عَلَى الْحُدُودِ.

Ordu, sınırlardaki olası bir tehdide karşı hazırlanıyor.

أَنَا أَتَجَهَّزُ لِلذَّهَابِ إِلَى الْحَفْلَةِ.

Partiye gitmek için hazırlanıyorum.

Ayrıca: تَحَضَّرَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler