helal olmak

هَذِهِ الْأَطْعِمَةُ حَلَالٌ حَسَبَ دِينِنَا، يُمْكِنُكَ أَنْ تَأْكُلَهَا بِرَاحَةٍ.

Bu yiyecekler dinimize göre helal, gönül rahatlığıyla yiyebilirsin.

هَذَا الْعَمَلُ مُبَاحٌ لَكَ، فَلْيَكُنْ ضَمِيرُكَ مُرْتَاحاً.

Bu işi yapmak sana helal, vicdanın rahat olsun.

هَذَا الْمَالُ جَائِزٌ لَكَ، لَقَدْ كَسَبْتَهُ بِحَقِّكَ.

Bu parayı kullanmak sana helal, hakkınla kazandın.

İlişkili Kelimeler