كَانَ فِي دَاخِلِي خَفَقَانٌ كَبِيرٌ أَثْنَاءَ انْتِظَارِ نَتِيجَةِ الِامْتِحَانِ.
Sınav sonucu beklerken içimde büyük bir helecan vardı.
كَانَ فِي دَاخِلِي خَفَقَانٌ كَبِيرٌ أَثْنَاءَ انْتِظَارِ نَتِيجَةِ الِامْتِحَانِ.
Sınav sonucu beklerken içimde büyük bir helecan vardı.
شَعَرْتُ بِإِثَارَةٍ كَبِيرَةٍ أَثْنَاءَ مُشَاهَدَةِ الْحَفْلِ.
Konseri izlerken büyük bir helecan duydum.
سَادَ الْفَرِيقَ تَوَتُّرٌ قَبْلَ الْمُسَابَقَةِ.
Yarışma öncesinde takımda bir helecan hakimdi.