hemşehri

إِنَّهُ ابْنُ مَدِينَةٍ مَشْهُورٌ فِي إِزْمِيرَ، وَالجَمِيعُ يُحِبُّهُ.

O, İzmir'in tanınmış bir hemşehrisidir, herkes onu sever.

اجْتَمَعْتُ مَعَ مُوَاطِنِيَّ وَتَحَدَّثْنَا عَنْ بَلَدِنَا.

Hemşehrilerimle bir araya gelip memleketimizi konuştuk.

İlişkili Kelimeler