hemşire

مُمَرِّضَة — مُمَرِّضَات

أَعْطَتِ المُمَرِّضَةُ أَدْوِيَةَ المَرِيضِ فِي الوَقْتِ المُحَدَّدِ وَتَابَعَتْ حَالَتَهُ.

Hemşire, hastanın ilaçlarını zamanında verdi ve durumunu takip etti.

أُخْت — أَخَوَات

أُخْتِي الصَّغِيرَةُ تُحِبُّ الرَّسْمَ كَثِيرًا.

Küçük hemşirem (kız kardeşim) resim yapmayı çok sever.

تَعْمَلُ شَقِيقَتِي كَمُمَرِّضَةٍ فِي قِسْمِ الطَّوَارِئِ بِالمُسْتَشْفَى.

Kız kardeşim hastanenin acil servisinde hemşire olarak çalışıyor.

Ayrıca: مُسَاعِدَةُ طَبِيبٍ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler