hemdem

هُمْ أَصْدِقَاءُ حَمِيمُونَ مُنْذُ سَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ، يُشَارِكُونَ كُلَّ أَسْرَارِهِمْ مَعَ بَعْضِهِمُ الْبَعْضِ.

Onlar uzun yıllardır hemdemdirler, her sırlarını birbirleriyle paylaşırlar.

رَفِيق — رِفَاق

إِنَّ الْعُثُورَ عَلَى رَفِيقٍ فِي الرِّحْلَةِ يَجْعَلُكَ تَنْسَى الْوَحْدَةَ.

Yolculukta hemdem bulmak, yalnızlığı unutturur.

صَاحِب — أَصْحَاب

لَقَدْ كَانَ دَائِمًا صَاحِبِي فِي أَوْقَاتِي الصَّعْبَةِ.

O, zor zamanlarımda hep benim hemdemim oldu.

İlişkili Kelimeler