hemencecik

أَعْدَدْتُ الطَّعَامَ فَوْراً، تَفَضَّلُوا إِلَى الْمَائِدَةِ.

Yemeği hemencecik hazırladım, buyurun sofraya.

يَجِبُ أَنْ تَتَنَاوَلَ دَوَاءَكَ بِسُرْعَةٍ، لَا تَتَأَخَّرْ.

İlacını hemencecik içmelisin, geç kalma.