هُوَ دَائِمًا مُبْتَسِمٌ وَإِيجَابِيٌّ.
O, her daim güler yüzlü ve pozitiftir.
هُوَ دَائِمًا مُبْتَسِمٌ وَإِيجَابِيٌّ.
O, her daim güler yüzlü ve pozitiftir.
كَانَتْ أُمِّي بِجَانِبِي فِي كُلِّ وَقْتٍ، أَنَا مُمْتَنٌّ لَهَا.
Annem her daim yanımda oldu, ona minnettarım.
لِكَيْ تَنْجَحَ، يَجِبُ أَنْ تَعْمَلَ عَلَى الدَّوَامِ.
Başarılı olmak için her daim çalışmak gerekir.