يَجِبُ تَسْوِيَةُ جَمِيعِ الدُّيُونِ فِي نِهَايَةِ الْعَامِ.
Yıl sonunda tüm borçlarla hesaplaşmak gerekiyor.
يَجِبُ تَسْوِيَةُ جَمِيعِ الدُّيُونِ فِي نِهَايَةِ الْعَامِ.
Yıl sonunda tüm borçlarla hesaplaşmak gerekiyor.
سَوْفَ أَقُومُ بِتَصْفِيَةِ الْحِسَابِ مَعَهُ يَوْماً مَا بِالتَّأْكِيدِ.
Onunla bir gün mutlaka hesaplaşacağım.
عَلَيْنَا مُوَاجَهَةُ مَاضِينَا.
Geçmişimizle hesaplaşmak zorundayız.