heveslenmek

تَحَمَّسَ كَثِيرًا عِنْدَمَا سَمِعَ أَنَّهُ سَيَبْدَأُ وَظِيفَةً جَدِيدَةً.

Yeni bir işe başlayacağını duyunca çok heveslendi.

بَدَأْتُ بِالْفِعْلِ أَتَشَوَّقُ لِقَضَاءِ عُطْلَةِ الصَّيْفِ.

Yaz tatili için şimdiden heveslenmeye başladım.

İlişkili Kelimeler