لَجْنَة — لِجَان
شَكَّلَتْ إِدَارَةُ الْجَامِعَةِ لَجْنَةً لِلتَّحْقِيقِ.
Üniversite yönetimi, soruşturma için bir heyet kurdu.
شَكَّلَتْ إِدَارَةُ الْجَامِعَةِ لَجْنَةً لِلتَّحْقِيقِ.
Üniversite yönetimi, soruşturma için bir heyet kurdu.
ذَهَبَ وَفْدٌ مِنْ تُرْكِيَا إِلَى أَلْمَانِيَا لِإِجْرَاءِ مُحَادَثَاتٍ.
Türkiye'den bir heyet, görüşmeler yapmak üzere Almanya'ya gitti.
وَصَلَتِ الْهَيْئَةُ إِلَى الْمَدِينَةِ صَبَاحًا.
Heyet sabah şehre ulaştı.
بَعْثَة