اِنْفَعَلَ — يَنْفَعِلُ · اِنْفِعَال
بدأ الرجل ينفعل فجأة وبدأ بالصراخ.
Adam durup dururken heyheylenmeye başladı ve bağırmaya başladı.
بدأ الرجل ينفعل فجأة وبدأ بالصراخ.
Adam durup dururken heyheylenmeye başladı ve bağırmaya başladı.
بدأ المدير يستشيط غضبا بسبب خطأ صغير.
Patron, küçük bir hata yüzünden heyheylenmeye başladı.
كان الشاب متوترا وهو ينتظر نتائج الامتحان.
Genç adam, sınav sonuçlarını beklerken heyheyleniyordu.