hicviye

تُوجَدُ الْعَدِيدُ مِنَ الْأَعْمَالِ فِي نَوْعِ الْقَصِيدَةِ الْهِجَائِيَّةِ فِي الْأَدَبِ الدِّيوَانِيِّ.

Divan edebiyatında hicviye türünde birçok eser bulunmaktadır.

يَشْتَهِرُ الْكَاتِبُ بِأَعْمَالِهِ الَّتِي كَتَبَهَا فِي نَوْعِ الْهِجَاءِ.

Yazar, hicviye türünde yazdığı eserlerle tanınır.

الشَّاعِرُ كَتَبَ شِعْرًا هِجَائِيًّا يَنْتَقِدُ فِيهِ فَسَادَ الْمُجْتَمَعِ.

Şair, toplumdaki yozlaşmayı eleştiren hicviye türünde şiirler yazdı.