الْغِشُّ فِي الِامْتِحَانِ هُوَ عَدَمُ احْتِرَامٍ لِلنَّفْسِ وَلِلطُّلَّابِ الْآخَرِينَ.
Sınavda hile yapmak, hem kendine hem de diğer öğrencilere saygısızlıktır.
الْغِشُّ فِي الِامْتِحَانِ هُوَ عَدَمُ احْتِرَامٍ لِلنَّفْسِ وَلِلطُّلَّابِ الْآخَرِينَ.
Sınavda hile yapmak, hem kendine hem de diğer öğrencilere saygısızlıktır.
الْخِدَاعُ فِي أَلْعَابِ الْقِمَارِ يُمْكِنُ أَنْ يُؤَدِّيَ إِلَى خَسَائِرَ كَبِيرَةٍ.
Kumar oyunlarında hile yapmak, büyük kayıplara yol açabilir.
تَلَاعَبَ الْبَائِعُ بِالْأَسْعَارِ لِيَخْدَعَ الزَّبُونَ.
Satıcı, müşteriyi kandırmak için fiyatlarla hile yaptı.
تَحَايَلَ، دَبَّرَ مَكِيدَةً، اِحْتَالَ، دَلَّسَ، نَاوَرَ، طَفَّفَ، خَتَلَ، دَجَّلَ، تَخَابَثَ