تَقُومُ الدَّوْلَةُ بِأَنْشِطَةٍ مُخْتَلِفَةٍ لِحِمَايَةِ الْآثَارِ التَّارِيخِيَّةِ.
Devlet, tarihi eserleri himaye altına almak için çeşitli çalışmalar yürütüyor.
تَقُومُ الدَّوْلَةُ بِأَنْشِطَةٍ مُخْتَلِفَةٍ لِحِمَايَةِ الْآثَارِ التَّارِيخِيَّةِ.
Devlet, tarihi eserleri himaye altına almak için çeşitli çalışmalar yürütüyor.
تَدْعَمُ الشَّرِكَةُ الْمَوَاهِبَ الشَّابَّةَ مِنْ خِلَالِ رِعَايَتِهِمْ.
Şirket, genç yetenekleri himaye ederek onlara destek oluyor.
كَفَالَة، وِصَايَة