hipotetik

فِي حَالَةٍ افْتِرَاضِيَّةٍ، إِذَا افْتَرَضْنَا أَنَّ جَمِيعَ مَوَارِدِنَا غَيْرُ مَحْدُودَةٍ، فَمَا هِيَ أَنْوَاعُ المَشَارِيعِ الَّتِي سَنَقُومُ بِهَا؟

Hipotetik bir durumda, tüm kaynaklarımızın sınırsız olduğunu varsayarsak, ne tür projeler yapardık?

هَذَا مُجَرَّدُ سِينَارْيُو نَظَرِيٌّ، احْتِمَالِيَّةُ حُدُوثِ شَيْءٍ كَهَذَا فِي الحَيَاةِ الوَاقِعِيَّةِ مُنْخَفِضَةٌ لِلْغَايَةِ.

Bu sadece hipotetik bir senaryo, gerçek hayatta böyle bir şeyin olma olasılığı çok düşük.

يُجْرِي الْعُلَمَاءُ أَبْحَاثًا جَدِيدَةً لِإِثْبَاتِ وُجُودِ كَوْكَبٍ فَرْضِيٍّ.

Bilim insanları, hipotetik bir gezegenin varlığını kanıtlamak için yeni araştırmalar yapıyorlar.

İlişkili Kelimeler