شُعِرَ بِالزِّلْزَالِ فِي الْمُدُنِ الْمُجَاوِرَةِ أَيْضًا.
Deprem, çevre şehirlerde de hissedildi.
شُعِرَ بِالزِّلْزَالِ فِي الْمُدُنِ الْمُجَاوِرَةِ أَيْضًا.
Deprem, çevre şehirlerde de hissedildi.
كَانَ يُحَسُّ بِتَوَتُّرٍ دَاخِلَ الْغُرْفَةِ.
Odanın içinde bir gerginlik hissediliyordu.
تَمَّ الْإِحْسَاسُ بِنَسِيمٍ خَفِيفٍ يَهُبُّ عَلَى وَجْهِي.
Yüzümde hafif bir rüzgarın estiği hissedildi.