لَقَدْ عَانَى كَثِيرًا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ أَصْبَحَ عَدِيمَ الْإِحْسَاسِ تَمَامًا.
O kadar çok acı çekti ki, artık tamamen hissizleşti.
لَقَدْ عَانَى كَثِيرًا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ أَصْبَحَ عَدِيمَ الْإِحْسَاسِ تَمَامًا.
O kadar çok acı çekti ki, artık tamamen hissizleşti.
بَعْضُ النَّاسِ غَيْرُ مُبَالِينَ بِمُعَانَاةِ الْآخَرِينَ.
Bazı insanlar başkalarının acılarına karşı hissizdir.
قَدْ يُصْبِحُ النَّاسُ مُتَبَلِّدِينَ بَعْدَ الصَّدْمَةِ.
Travma sonrası insanlar bazen hissizleşebilir.
عَدِيم الحِسّ، مُتَبَلِّد الإِحْسَاس، خَادِر