كَانَتْ مُحَاذَاةُ اللَّوْحَاتِ عَلَى الْجُدْرَانِ غَيْرَ مُنْتَظِمَةٍ، لِذَلِكَ حَاوَلْتُ إِصْلَاحَهَا.
Duvarlardaki tabloların hizası bozulmuştu, bu yüzden onları düzeltmek için uğraştım.
كَانَتْ مُحَاذَاةُ اللَّوْحَاتِ عَلَى الْجُدْرَانِ غَيْرَ مُنْتَظِمَةٍ، لِذَلِكَ حَاوَلْتُ إِصْلَاحَهَا.
Duvarlardaki tabloların hizası bozulmuştu, bu yüzden onları düzeltmek için uğraştım.
تُؤَثِّرُ اسْتِقَامَةُ الْمَبَانِي عَلَى الْمَظْهَرِ الْجَمَالِيِّ لِلْمَدِينَةِ، لِذَلِكَ يَلْزَمُ التَّخْطِيطُ الدَّقِيقُ.
Binaların hizası, şehrin estetik görünümünü etkiliyor, bu nedenle dikkatli planlama gerekiyor.
كَانَ اصْطِفَافُ الْجُنُودِ مِثَالِيًّا، مِمَّا يَدُلُّ عَلَى انْضِبَاطِهِمْ.
Askerlerin hizası mükemmeldi, bu da disiplinlerini gösteriyordu.