hoş koku

انْتَشَرَتِ الرَّائِحَةُ الطَّيِّبَةُ الْقَادِمَةُ مِنَ الْحَدِيقَةِ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْمَنْزِلِ.

Bahçeden gelen hoş koku, tüm evi sardı.

عَبِيرُ الزُّهُورِ يَسْحَرُ الْإِنْسَانَ.

Çiçeklerin hoş kokusu insanı büyülüyor.

أَرِيجُ الْقَهْوَةِ يُوقِظُنِي فِي الصَّبَاحِ.

Kahvenin hoş kokusu sabahları beni uyandırıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler