hoşlamak

لَقَدِ اسْتَحْسَنْتُ جِيرَانَنَا الْجُدُدَ كَثِيرًا، فَهُمْ وَدُودُونَ لِلْغَايَةِ.

Yeni komşularımızı çok hoşladım, çok sıcakkanlılar.

أَسْتَلْطِفُ الْأَطْفَالَ كَثِيرًا، وَأَسْتَمْتِعُ بِقَضَاءِ الْوَقْتِ مَعَهُمْ.

Çocukları çok hoşlarım, onlarla vakit geçirmekten keyif alırım.

İlişkili Kelimeler