hoşlanma

عَادَةً مَا يَبْدَأُ الْإِعْجَابُ الْأَوَّلُ بِالْجَاذِبِيَّةِ الْجَسَدِيَّةِ، ثُمَّ يَتَعَمَّقُ.

İlk hoşlanma genellikle fiziksel çekimle başlar, sonra derinleşir.

شَعَرْتُ بِاسْتِحْسَانٍ فِي دَاخِلِي أَثْنَاءَ التَّحَدُّثِ مَعَهُ، كَانَ ذَكِيًّا جِدًّا.

Onunla konuşurken içimde bir hoşlanma hissettim, çok zekiydi.

مَيْل — مُيُول

أَدْرَكْتُ أَنَّنِي أَشْعُرُ بِمَيْلٍ تُجَاهَهَا، لَكِنَّنِي لَمْ أَكُنْ مُتَأَكِّدًا.

Ona karşı bir hoşlanma duyduğumu fark ettim, ama emin değildim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler