جَلَبَ — يَجْلِبُ · جَلْب
هذا النجاح جلب رضا كبيرا للشركة.
Bu başarı, şirkete büyük bir hoşnutluk getirdi.
هذا النجاح جلب رضا كبيرا للشركة.
Bu başarı, şirkete büyük bir hoşnutluk getirdi.
أثار المشروع الجديد ارتياح العملاء.
Yeni proje, müşterilere hoşnutluk getirdi.
هذا الخبر أسعد عائلته كثيرا.
Bu haber, ailesine büyük bir hoşnutluk getirdi.